Tematik alan
Enerji
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
“TELEKOM’U GERİ ALIN”
EMO, MMO ve Haber Sen'in ortak basın açıklamasında, Türk Telekom'un özelleştirilmesinden 1,5 yıl sonra yaşanan zamlar, hisse geri alımları ve dinleme skandalları gibi olumsuz gelişmeler sıralanarak seçim öncesi partilere Telekom'un kamuya geri alınması çağrısı yapılıyor.
-
KAMU PİYASANIN PAYANDASI
2008-2010 Orta Vadeli Program'ın bilişim, iletişim, Ar-Ge ve mühendislik-müşavirlik hizmetleri alanlarını özel sektöre endeksleyen yaklaşımı eleştirel biçimde değerlendiriliyor; hedeflerin somut olmadığı ve piyasa odaklı politikaların çelişkileri irdeleniyor.
-
ENERJİDE KARANLIK MİRAS
EMO'nun seçim öncesi yaptığı basın açıklaması, AKP Hükümeti döneminde enerji yatırımlarının yetersizliğine, özel sektörün santral yatırımlarındaki başarısızlığına ve elektrik fiyatlarına gelecek zam riskine dikkat çekerek Türkiye'nin karanlık bir döneme girme tehlikesini vurgulamaktadır.
-
EMO ENERJİ'DEN: Seçim ve Enerji
EMOEnerji dergisinin editörü Banu Salman, 2007 erken seçim sürecinde TBMM'de görüşülen Türk Petrol Kanunu, Enerji Verimliliği Kanunu ve nükleer santral yasası gibi düzenlemeleri değerlendirerek derginin bu sayıdaki içeriğini tanıtıyor.
-
SEÇİME GİRECEK 13 PARTİNİN ENERJİ PROFİLİ
2007 genel seçimlerine katılan 13 partinin seçim programları enerji politikaları açısından incelenerek, özellikle AKP ve CHP'nin enerji arz güvenliği, özelleştirme, nükleer enerji ve yenilenebilir kaynaklara yaklaşımları eleştirel biçimde karşılaştırılıyor.
-
QUE PUTE ES LA GUERRA
Yazar, enerji sektöründeki piyasalaştırma politikalarını ve yaklaşan genel seçimler öncesinde AKP hükümetinin doğalgaza bağımlılığı artıran, nükleer enerjiyi öne çıkarıp rüzgar potansiyelini göz ardı eden politikalarını eleştiriyor; seçmenleri bu politikalara karşı uyarıyor.
-
TÜRK PETROL KANUN TASARISI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Yazar, TBMM'de görüşülen ancak kadük kalan Türk Petrol Kanunu Tasarısı'nı, dünya çapında artan enerji kaynakları rekabeti ve ulusal çıkarların korunması bağlamında eleştirel biçimde değerlendiriyor. Tasarının Irak Petrol Yasa Tasarısı ile karşılaştırılarak ulusal çıkarları yeterince koruyamadığı ve toplumda yeterince tartışılmadığı vurgulanıyor.
-
ÇÖKERTİLEN PETROL SEKTÖRÜ
Yazı, Türkiye'de petrol sektörünün Cumhuriyet döneminden bugüne kurumsal gelişimini ve TPAO çevresinde oluşan dikey entegre yapının özelleştirme politikaları ile nasıl parçalandığını anlatıyor. Yazar, 2007'de çıkarılan Türk Petrol Kanunu'nun TPAO'yu güçsüzleştirerek uluslararası şirketlere açık hale getirdiğini eleştiriyor.
-
PETROL VE GAZ STRATEJİK OLMAKTAN ÇIKARILIYOR
Yazar, 5574 sayılı Türk Petrol Kanunu'nun 6326 sayılı önceki yasaya kıyasla getirdiği değişiklikleri; yabancı sermayeye tanınan avantajlar, devlet hissesindeki indirimler, milli menfaatler kavramının kaldırılması ve TPAO'nun statüsündeki belirsizlik açısından eleştirel biçimde değerlendirmektedir. Petrol ve doğalgazın stratejik önemini yitirmesine yol açacağını savunarak yasanın olası olumsuz sonuçlarını sıralamaktadır.
-
TÜRK PETROL KANUNU YENİDEN DÜZENLENMELİ
Yazar, Türk Petrol Kanunu'nun yeniden düzenlenmesi sürecinde 6326 sayılı kanundan 5574 sayılı yeni kanuna geçişte getirilen değişiklikleri eleştirerek, milli menfaatlerin korunmasının kaldırılması, devlet hissesinin düşürülmesi ve yabancı şirketlere sağlanan avantajların ülke çıkarlarına aykırı olduğunu savunmaktadır.
-
PETROL KANUNU ÜZERİNE
Yazar, Türkiye'de kabul edilen Yeni Petrol Kanunu'nu değerlendirerek bu düzenlemenin kamu yararından ulusötesi şirketler lehine bir dönüşüm getirdiğini, TPAO'nun özelleştirilmesinin yolunu açtığını ve devlet hissesi ile vergi muafiyetleri üzerinden sermaye yanlısı bir tercih yapıldığını savunmaktadır.
-
PETROLÜMÜZE SAHİP ÇIKACAĞIZ
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ile Petrol-İş Sendikası, Petrol Kanunu'nda yapılan değişikliğe ilişkin ortak açıklama yaparak yasanın TPAO'nun özelleştirilmesinin önünü açtığını ve ulusal çıkarları zayıflattığını savundu.
-
BTC VE ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ
Yazar, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye için siyasi, ekonomik ve enerji arz güvenliği açısından önemini değerlendiriyor; Hazar bölgesi petrol ve doğalgaz rezervlerinin küresel enerji piyasasındaki potansiyelini ve Şah Deniz, Nabucco gibi tamamlayıcı projeleri ele alıyor.
-
KÜRSÜ: KAMUYU ÖLDÜRMEYİN
Yazar, TMMOB Doğalgaz Kongresi'ndeki tartışmalara dayanarak BOTAŞ'ın 4646 sayılı yasayla küçültülmesini ve doğalgaz ithalat sözleşmelerinin özel şirketlere devredilmesini eleştiriyor; kamu enerji kuruluşlarının güçlendirilmesi ve doğalgazın elektrik üretimindeki payının planlı biçimde düşürülmesi çağrısında bulunuyor.
-
HUKUK: DOĞALGAZ İLETİM HATLARI, EPDK VE BİR KARAR
ENKA-Intergen Santralı'nı besleyen doğalgaz hattının BOTAŞ mı yoksa dağıtım şirketi AGDAŞ'a mı ait olacağına ilişkin yargı sürecini ve EPDK'nın konuya yaklaşımını hukuki açıdan eleştiren bir değerlendirme yazısı; ayrıca TÜPRAŞ özelleştirmesiyle ilgili yargılamaya kısa bir haber eklenmiştir.
-
ENERJİDE KOÇ TOPLULUĞU
Yazar, TÜPRAŞ'ın özelleştirmesiyle enerji sektöründe lider konuma gelen Koç Topluluğu'nun rafinaj, akaryakıt dağıtımı, LPG ve elektrik üretimi alanlarındaki şirketlerinin 2006 yılı performansını ve pazar paylarını değerlendiriyor.
-
ANLAŞILMAZ BİR METİN
Yazıda, TBMM'de kabul edilip Cumhurbaşkanı'na gönderilen Nükleer Güç Santrallerinin Kurulmasına ilişkin Yasa'nın güvenlik, radyasyondan korunma, lisanslandırma, atık fonu ve şirket seçim süreçlerine dair ciddi boşluklar içerdiği eleştirilmektedir. Yasa'nın alelacele hazırlandığı, TAEK'e yetersiz kaynaklarla geçici görevler verildiği ve nükleer santral sürecinin kamu denetiminden uzak, şirketleri teşvik eden hükümlerden ibaret olduğu savunulmaktadır.
-
UZUN SOLUKLU YÜRÜYÜŞ
EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş, AKP hükümetinin nükleer santral kurma girişimlerini, Cumhurbaşkanı'nın yasayı veto etmesini ve Nükleer Karşıtı Platform'un 1990'lardan bugüne süren mücadelesini değerlendiriyor. Yazıda Sinop ve Akkuyu'daki toplumsal muhalefet ile enerji-demokrasi ilişkisi tartışılıyor.
-
AFŞİN-ELBİSTAN LİNYİT HAVZASI VE ENERJİ YÖNETİMİNDE PLANLAMA HATALARI
Yazar, Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nın büyük linyit potansiyeline karşın enerji yönetimlerinin yerli kömür yerine ithal doğalgaza öncelik vermesini ve havzanın bütünsel değil parçacı bir yaklaşımla planlanmasını iki temel planlama hatası olarak eleştirmektedir.
-
AFŞİN-ELBİSTAN VE YAKMA SİSTEMİ SORUNLARI
Yazar, Afşin-Elbistan A ve B termik santrallerinde kullanılan pulverize kömür yakma sisteminin düşük kaliteli, yüksek nemli yerli linyitle uyumsuz olduğunu ve devamlı yük altında çalışamadığını tartışıyor; CFB ve IGCC gibi alternatif teknolojilerin de ciddi bilimsel araştırma ve seçici madencilik uygulamaları yapılmadan başarısız olacağını öne sürüyor.
-
ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE BİR ÖZEL ŞİRKET DENEYİMİ: ÇEAŞ
Yazı, Çukurova Elektrik A.Ş.'nin (ÇEAŞ) 1953'ten sözleşmesinin feshedildiği 2003 yılına kadar geçirdiği süreci Türkiye'nin ekonomik ve enerji politikaları bağlamında ele alarak imtiyazlı şirket uygulamasının hukuki ve mali sorunlarını anlatır. Uzan ailesinin şirketi ele geçirmesi ve kamu kaynaklarını kötüye kullanımı ile sonuçta devletin şirkete el koyması süreci detaylandırılır.
-
ENERJİ ÖZELLEŞTİRMELERİNDE 'ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİ' KULLANILMASI SORUNU
Yazıda elektrik enerjisi hizmetlerinin doğal tekel niteliği taşıdığı ve özel hukuk sözleşmeleri yoluyla özelleştirilmesinin hukuksal ve ekonomik sakıncaları ele alınmakta, imtiyaz sözleşmesi ile özel hukuk sözleşmesi arasındaki farklar ve bu konuda yaşanan yargısal süreç (Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları) tartışılmaktadır.
-
DAĞITIM ÖZELLEŞTİRMESİNİN REKABET YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Yazar, elektrik dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesinin doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle rekabet açısından risklerini ele alıyor ve dağıtım ile perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasının rekabetin sağlanması için gerekli olduğunu savunuyor.
-
HOLDİNGLERDEN ENERJİYE HÜCUM
Yazar, Koç, Sabancı, Doğan ve Doğuş gibi büyük holdinglerin özelleştirme ve piyasalaşma sürecinde enerji sektörüne yoğun şekilde yatırım yapmasını ve elektrik dağıtım özelleştirme ihalelerindeki siyasi manevraları değerlendiriyor.
-
JEOTERMAL ÖZELLEŞTİRMESİNE DURDURMA
MTA Genel Müdürlüğü'nün jeotermal saha ve kuyuların kullanım haklarını ihale yoluyla devretme girişimine karşı TMMOB'un açtığı davada Ankara İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ve buna yapılan itirazın reddi anlatılmakta, jeotermal kaynaklarla ilgili yasal boşluk ve mevzuat eksikliği tartışılmaktadır.
-
TELEKOM, REKABET, TEKEL...
Yazar, Türk Telekom'un özelleştirilme sürecini küresel kapitalizmin kamusal hizmetleri piyasalaştırma eğilimi çerçevesinde değerlendirerek telekomünikasyonun doğal tekel niteliği taşıdığını ve yeniden kamulaştırılması gerektiğini savunuyor.
-
KAMU TEKELİNDEN ÖZEL TEKELE
Türk Telekom'un özelleştirilmesinin ardından kamu tekelinin özel tekele dönüştüğü, bu sürecin yasal ve düzenleyici boşluklarla yönetildiği ve yeni tarifelerin tüketici aleyhine ayrımcı ve rekabeti kısıtlayıcı biçimde onaylandığı eleştirel bir değerlendirmeyle ele alınmaktadır.
-
KAMU HİZMETİNDEN EVRENSEL HİZMETE TELEKOMÜNİKASYON
Yazı, telekomünikasyonun kamu hizmetinden özelleştirilmiş piyasa hizmetine dönüşüm sürecinde ortaya çıkan 'evrensel hizmet' kavramını, tarihsel kökenlerini ve Türkiye'deki mevzuat ve uygulamasını eleştirel bir bakışla inceliyor.
-
MADALYONUN ARKA YÜZÜ
Türk Telekom'un mart 2007'de yürürlüğe giren yeni tarifesi, şehirlerarası ve uluslararası görüşmelerde indirim görüntüsü verirken şehiriçi görüşme ve sabit ücretlere yüksek zam getirdiği; ayrıca HesaplıHATT'ın taşıyıcı seçimi kısıtlamasıyla tekelleşmeyi güçlendirdiği eleştirel biçimde ele alınıyor.
-
NUMARA TAŞIMA BİLMECESİ
Telekomünikasyon Kurumu'nun yayımladığı Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği, adres ve hizmet taşınabilirliğine olanak vermemesi, ücretlendirme ve uygulama sürecindeki belirsizlikler açısından değerlendiriliyor; düzenlemenin sabit ve mobil telefon pazarındaki tekel ve rekabet sorunlarını çözmekten uzak olduğu tartışılıyor.