EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007

PETROL KANUNU ÜZERİNE

Dündar Çağlayan

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2007
Sayfa
4
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • Petrol Kanunu
  • TPAO
  • özelleştirme
  • Petrol Piyasası Kanunu
  • kamu yararı
  • enerji sektörü özelleştirmesi

Özet

Yazar, Türkiye'de kabul edilen Yeni Petrol Kanunu'nu değerlendirerek bu düzenlemenin kamu yararından ulusötesi şirketler lehine bir dönüşüm getirdiğini, TPAO'nun özelleştirilmesinin yolunu açtığını ve devlet hissesi ile vergi muafiyetleri üzerinden sermaye yanlısı bir tercih yapıldığını savunmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

3(752/.$1818 ¶=(5İ1(

Dündar Çağlayan Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Yazmanı

$% PHY]XDWÜQD X\XP DGÜ DOWÜQGD KD]ÜUODQDQ <HQL 3HWURO .DQXQX LOH NDPX \DUDUÜQGDQ YD]JHÁLOLS XOXV ODUDUDVÜ şLUNHWOHU OHKLQH \HQL GÖ ]HQOHPHOHU JHWLULOPLş NDPX DGÜQD SHWURODUDPDYHÖUHWLPIDDOL\HWOHULQL \ÖUÖWHQ 7ÖUNL\H 3HWUROOHUL $2nQÜQ Ğ]HOOHşWLULOPHVLQLQ ĞQÖ DÁÜOPÜşWÜU 7%00nGH NDEXO HGLOHQ \DVD &XP KXUEDşNDQÜ WDUDIÜQGDQ PDGGHVL QLQ \HQLGHQ JĞUÖşÖOPHVL LVWHPL LOH 7%00n\HLDGHHGLOPLşWLU6DQD\L7L FDUHW(QHUML7DELL.D\QDNODU%LOJLYH 7HNQRORML.RPLV\RQXnQGDJĞUÖşÖOHQ \DVDGDNLÖUHWLOHQKDPSHWUROÖ]HULQ GHQDOÜQDQGHYOHWKLVVHVLQGHQİO°]HO İGDUHOHULQH SD\ D\UÜOPDVÜQÜ ĞQJĞUHQ NÜVÜP ÁÜNDUÜOPÜş GLğHU PDGGHOHU HOHşWLULOHUGLNNDWHDOÜQPDGDQROGXğX JLEL NDEXO HGLOHUHN LOJLOL PDGGHOH ULQLQ \HQLGHQ JĞUÖşÖOPHVL LÁLQ \DVD 7%00 *HQHO .XUXO JÖQGHPLQH DOÜQPÜşWÜU

Emperyalist ülkeler ya kan ve işgaller- le ya da öngördükleri yasalarla dünya petrol rezervlerini, pazara ulaşım ko- ridorlarını denetimi altında tutarak, 21. yüzyılın enerji haritalarını yeniden çizmektedirler.

Küreselleşme olarak adlandırılan ser- mayenin yeniden yapılanma sürecin- de uluslararası sermayenin istemle- rini yerine getirmek için IMF, DB ve AB eliyle dayatılan yeni sağ politikalar sonucunda, eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten ulaştırmaya, haberleş- meden enerjiye kadar her alanda kamu hizmetlerinin özelleştirilme- sinin yasal düzenlemeleri sırasıyla

yapılmaktadır. Yeni Türk Petrol Ka- nunu da, Avrupa Birliği'ne mevzuat uyumu adı altında ve Dünya Ban- kası'nın dayatmaları çerçevesinde, tüm enerji alanlarında ve petrol sek- töründen kamu kuruluşlarının süreç içinde çekilerek, kamu hizmetlerinin piyasaya açılması düzenlemelerinin son parçasıdır.

\ÜOÜQGD 73$2 EÖQ\HVLQGH \HU DODQ7¶35$ì32$ì3(7.İ0%2 7$ìİ35$*$=YH'İ7$ìnÜQD\UÜOD UDNHQWHJUH\DSÜVÜQÜQER]XOPDVÜ \ÜOÜQGD7(.GÜşÜQGDNL\HUOLYH\DEDQ FÜ şLUNHWOHUH HOHNWULN ÖUHWLP LOHWLP GDğÜWÜP YH WLFDUHW L]QL YHULOLS NDPX WHNHOL NÜUÜOPDVÜ LOH EDşODWÜODQ HQHUML DODQÜQGDNL Ğ]HOOHşWLUPH KD]ÜUOÜNODUÜ HOHNWULNVDQWUDOODUÜQÜQLşOHWPHKDNOD UÜQÜQ GHYUHGLOPHVL LOH GHYDP HWPLş \ÜOÜQGD 7(.nLQ EĞOÖQPHVL LOH VÖUHÁKÜ]ODQGÜUÜOPÜşWÜU

Elektrik, doğalgaz ve petrol sektörle- rini tamamen piyasa koşullarına terk edecek yasal düzenlemelere devam edilerek, 2001 yılında Elektrik Piyasa- sı Kanunu, aynı yıl Doğalgaz Piyasası, 2003'de Petrol Piyasası ile 2005 yılın- da da LPG Piyasası kanunları çıka- rılmıştır. Enerji alanındaki son yasal düzenleme olan Petrol Kanunu ile de bu süreç tamamlanmış olacaktır.

%X JHOLşPHOHU VRQXFXQGD GRğDOJD] YHHOHNWULNGDğÜWÜPÜQÜQĞ]HOOHşWLUPH OHULEDşODWÜOPÜşİ35$*$=3(7.İ0 'İ7$ì 7¶35$ì 32$ì Ğ]HOOHşWL ULOPLş %27$ìnÜQ \ÜOÜQD NDGDU Ğ]HOOHşWLUPHNDSVDPÜQGD\DSÜODQGÜUÜO PDVÜ NDUDUODşWÜUÜOPÜşWÜU <HQL 3HWURO .DQXQX LOH GH HQHUML DODQÜQGD NDODQ VRQNDPXNXUXOXşXRODQ73$2nQXQ Ğ]HOOHşWLULOPHVLQLQĞQÖDÁÜOPÜşWÜU

Petrol Kanunu'nun gündeme geldi- ği dönemde konuyu ideolojik saldırı özünden kopararak değerlendirmek bütünü görmezden gelmeyi getire- cektir. Soldan en sağa kadar yasaya karşı çıkıştaki ayrılık da; değerlen- dirme açısının darlığına veya geniş- liğine göre tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır.

Konu Odamız açısından; ideolojik özünü de vurgulayan temelde, yeral- tı kaynaklarımızın sermayeye sınırsız açılması, özelleştirme, kamu yararın- dan vazgeçilmesi, ulusötesi şirketlere teşvik adı altında bir dizi kolaylıklar sağlanması, (bugün için yaratılan gelirlerin paylaşımı saklı kalmak kaydıyla) üretimden elde edilen ge-

lirlerden büyük oranda vaz geçilmesi somutlaması üzerinden değerlendiri- lerek, daha tasarının ilk ortaya çıktığı andan itibaren kamuoyunun günde- mine getirilmiş ve her platformda girişimlerde bulunularak konunun her kesimde tartışılıp sorgulanmasına öncülük edilmiştir.

%LOLQGLğL JLEL SHWURO VHNWĞUÖ DUDPD ÖUHWLP LOHWLP UDILQDM YH GDğÜWÜP SD]DUODPD IDDOL\HWOHULQL LÁHUHQ EÖ WÖQOHşLNELU\DSÜGÜUİOHWLPUDILQDMYH GDğÜWÜP DODQODUÜ GRğDOJD] YH SHWURO SL\DVD NDQXQODUÜ NDSVDPÜQD DOÜQ PÜş 3HWURO .DQXQX LVH VDGHFH KDP SHWURO YH GRğDOJD] DUDPD YH ÖUHWLP IDDOL\HWOHULQLGÖ]HQOH\HQ\DVDKDOLQH JHOPLşWLU\ÜOÜQGDÁÜNDUÜOPÜşRODQ VD\ÜOÜ HVNL NDQXQ ]DWHQ \HUOL YH \DEDQFÜ SHWURO şLUNHWOHULQH ĞQHPOL WHşYLNOHUL LÁHUPHVLQH UDğPHQ EX \HWHUOLJĞUÖOPH\HUHNNDPXD\UÜFDOÜ ğÜQÜYHÖONHÁÜNDUODUÜQÜJĞUHFHHOHDODQ PDGGHOHULQRUWDGDQ NDOGÜUÜOPDVÜ LOH LODYH WHşYLNOHULQ YHULOPHVL \XNDUÜGD EHOLUWLOHQQHGHQOHUOH\DVDGÖ]HQOHPH VLRODUDNJHWLULOPLşWLU<HQLSHWUROND QXQXQGDHVNLNDQXQGD\HUDODQoPLOOL PHQIDDWOHULQNRUXQPDVÜpoPHPOHNHW LKWL\DFÜp NDYUDPODUÜ LOH GHYOHW DGÜQD DUDPDYHÖUHWLPIDDOL\HWLQGH73$2nQXQ EXOXQDFDğÜ YH EX NDPX NXUXOXşX PX]D ED]Ü D\UÜFDOÜNODUÜQ WDQÜQGÜğÜ PDGGHOHU ÁÜNDUÜOPÜş UXKVDW DOÜP YH VÖUHOHULQH LOLşNLQ \HQL ROXPVX] GÖ

zenlemeler getirilmiş, üretilen pet- rolden alınan devlet hissesi önemli oranda düşürülmüş, petrol şirketle- rine vergi avantajları ve bir dizi teşvik sağlanmıştır.

Petrol sektöründe kalan son kamu kuruluşu olan TPAO'dan bahsede- cek olursak; TPAO, 2006 yılsonuna kadar açılmış olan toplam 3 bin 326 kuyunun yüzde 65'ini açmış, 62 ham petrol ve 21 doğalgaz sahası keşfet- miş olup, 2.18 milyon ton olan ülke ham petrol üretiminin yüzde 70'ini gerçekleştirmiştir. TPAO'nun; Azer- baycan ve Kazakistan'daki üretim sahalarında ülke günlük üretimine yakın bir ham petrol üretim hissesi bulunduğunu, ayrıca henüz üretime başlamayan Şahdenizi (Hazar) doğal- gaz sahasında yüzde 9 ve BTC boru hattında da yüzde 6.53 hissesi oldu- ğunu da belirterek, önemini ve özel- leştirildiğinde sermayeye aktarılacak büyüklüğü bu açıdan da vurgulamak gerekiyor.

Bütün bu olumsuzluklarına rağmen, getirilen yasaya tepkiyi, salt siyasal iktidara bir tepki sığlına indirge- mek ne kadar yanlış ise; konuyu 39 milyon ton olan çok sınırlı ham petrol rezervlerimiz ile tüketimin ancak yüzde 7'sini karşılayan yıllık 2.2 milyon tonluk düşük üretim ile olmayan kaynağın tartışması ekse- nine çekmek de o derecede yanlış

olacaktır. Tercih, yasa savunucuların söylediği gibi salt yeraltı kaynaklarının çıkarılarak ekonomiye kazandırılma- sı mı olmalıdır, yoksa bu kaynakların değerlendirilmesinde kamuya-halka- insana faydası mı olmalıdır? Üretilen petrolün belli kısmının ülke içinde kullanılmasının kaldırılarak sınırsız ihraç etme hakkı, devlet hissesi ge- lirlerinin yüzde 75 düşürülmesi, ge- lir vergilerinin yüzde 40'la, kurumlar vergisinin yüzde 5'le sınırlandırıl- ması, damga vergisinden muafiyet, ithal edilen malzemede her türlü vergiden muafiyet, kullandığı akar- yakıtta KDV ve ÖTV'den muafiyet, getirdiği sermayeyi yurtdışına trans- fer hakkı, yabancıların çalıştırılması ile ilgili kanundan muafiyet, Kabotaj Kanunu'ndan muafiyet, işte kanunun petrol şirketlerine verdiklerie

Sayılan bu hak ve muafiyetten sonra kamu kuruluşumuzun da özelleştirileceği düşünüldüğünde, sistemin tercihinin halktan yana değil, sermayeden yana olduğu bu kanunla bir kez daha görülmüştür. Yeraltı kaynaklarımızın halkımızın olduğu ilkesiyle hareket ederek, yetersiz de olsa kaynaklarımızın ser- mayeye değil, kamu yararına uygun olarak kamu kuruluşlarımız eliyle değerlendirilmesini esas almayan düzenlemeleri kabul etmek müm- kün değildir.