EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007

PİYASALAŞTIRMA ve ÖZELLEŞTİRME MUTLAK DEĞİLDİR

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
2007
Sayfa
4
Okuma süresi
7 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • EMO
  • Kemal Ulusaler
  • özelleştirme
  • piyasalaştırma
  • EPDK
  • arz güvenliği

Özet

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde verdiği konferansta elektrik enerjisinin kamu hizmeti olma zorunluluğunu vurgulayarak, dünyada ve Türkiye'de yaşanan piyasalaştırma ve özelleştirme süreçlerinin sorunlarını, İngiltere ve Şili örnekleriyle ele aldı. Türkiye'nin enerji tarihini özetleyerek arz güvenliği sıkıntısına ve yatırım eksikliğine dikkat çekti.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Ulusaler'den Enerji Uygulamalarında Piyasalaştırma ve Sonuçları Konferansıe

3İ<$6$/$ì7,50$YH °=(//(ì7İ50(087/$.

'(ïİ/'İ5

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulu- saler, dünyada yaşanan ekonomik gelişim içerisinde elektrik üretim ve dağıtımını ele aldığı konuşmasın- da, elektriğin özelliği gereği kamu hizmeti olmak zorunda olduğunu bildirdi. Ulusaler, piyasalaştırmanın ve özelleştirmenin mutlak olmadığını vurgularken, piyasalaştırma yolunda dünyada ve Türkiye'de yaşanan sıkın- tıları ortaya koydu.

(OHNWULN 0ÖKHQGLVOHUL 2GDVÜ <ĞQH WLP.XUXOX%DşNDQÜ.HPDO8OXVDOHU <ÜOGÜ] 7HNQLN ¶QLYHUVLWHVL .DOLWH YH 9HULPOLOLN.XOÖEÖWDUDIÜQGDQo(QHU ML3ROLWLNDODUÜYH6HNWĞUHO6WUDWHMLOHUp EDşOÜğÜ DOWÜQGD JHUÁHNOHşWLULOHQ .DOLWH*ÖQOHULYH.DUL\HU)XDUÜ NDSVDPÜQGDo(QHUML8\JXODPDODUÜQGD 3L\DVDODşWÜUPDYH6RQXÁODUÜpNRQXOX NRQIHUDQVYHUGL8OXVDOHUNRQIHUDQVD \Ö]\ÜOGD\DşDQDQVDQD\LGHYULPLQ GHQ LWLEDUHQ JHOLQHQ VÖUHFL WDULKVHO RODUDNĞ]HWOH\HUHNEDşODGÜ8OXVGHY OHWIDQXVXDOWÜQGDXODşÜPKDEHUOHşPH YH HQHUML JLEL DOW\DSÜ NXUXOXPXQX GHYOHW HOL\OH VDğOD\DQ NDSLWDOL]PLQ VĞPÖUJHOHULQYHHQHUMLND\QDNODUÜQÜQ \DYDş\DYDşHOGHQÁÜNPDVÜ\OD\HQLELU DGÜP DWPD ]RUXQOXOXğX KLVVHWWLğLQL ND\GHWWL <HQL GÖQ\D GÖ]HQL GHQLOHQ EX\DSÜODQPDGDÁHYUHÖONHOHULQXOXV GHYOHWOHULQLQÁRNXOXVOXDPLUDOGHY OHWOHULQGRODşÜPÜQGDHQJHOROGXğXQX EXQHGHQOHĞQFHOLNOHLÁKXNXNVLVWH PLQLE\SDVVHWPHNDPDFÜ\ODWDKNLP 0$, 0İ*$ JLEL DQODşPDODUÜQ JÖQ

deme getirildiği anlattı. Türkiye'nin de 15 günde 15 yasa ile tahkimi kabul ettiği, ancak açılan tahkim davalarının çoğunu kaybettiğini ve bugün ÇE- AŞ'la ilgili 10 milyar dolarlık tahkim davasıyla karşı karşıya bulunulduğu- nu anımsattı.

Tüm bunların yeterli görülmediğini, siyasilerin ekonomiye müdahalesini bir oranda azaltmak için önce piya- salaştırma ardından kurul yapılarının oluşturulduğuna dikkat çeken Ulusa- ler, şöyle konuştu:

çBu kurulların siyasi sorumlu- lukları yok. Ama pek çok yetki ile donatılmışlar. Dolayısıyla iç hukuktan kaynaklanan sorunları aşmanın ya da siyasi yapıların önünü kesecekleri yolları böyle kurullar aracılığıyla sağlamış oluyorlar. Kar maksimizasyonu esas burada.p

Kapitalist sistemin bu yeni oluşu- mu kaçınılmaz ve mutlak olarak dayattığını, çKüresel entegrasyon kaçınılmazdır, bunun içinde yer

almamız lazım, yoksa küçülür yok oluruz vsp söylemleriyle bunun empoze edildiğini aktaran Ulusaler, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası gibi saç ayaklarıyla çevre ülkelere bu yeni yapının dayatıldığını kaydetti. çBu kurumlar aracılığıyla çevre ülkelere eski teknolojiler aktarılıyor. Yardım ve hibe programlarıyla dışa bağım- lılık yaratılıyor. Borçlanma yoluyla da teslimiyetçi politikaları izlemeleri sağlanıyorp diyen Ulusaler, borç çev- rimini sağlama ve istikrarı oluşturma adı altında serbestleşme ve özelleştir- melerin çolmazsa olmaz şartp olarak getirildiğini söyledi.

Elektrik Kamu Hizmeti Olmak Zorunda

Kemal Ulusaler, genel olarak enerji- nin özel olarak da elektrik enerjisinin belirgin yapısal özellikler taşıdığının altını çizerek, bu özellikleri şöyle sıraladı:

o%LU WDQHVL GHSRODQDPD] ROPDVÜ 'ROD\ÜVÜ\OD JHUÁHN ]DPDQOÜ ÖUH WLSWÖNHWLOPH]RUXQOXOXğXYDU%X QHGHQOH SL\DVDODşWÜUPD \ROXQGD SHN ÁRN VRUXQ \DşDQÜ\RU 'LğHUL HNRQRPLNDÁÜGDQLNDPHHGLOHPH] ROPDVÜ 3LULQÁ SL\DVDVÜ GÖşÖQÖQ %LULVLEXDODQGDWHNHOROPXş<H ULQH EXOJXU NR\DUVÜQÜ] PDNDUQD NR\DUVÜQÜ] İNDPH HGLOHELOLUOLN Ğ]HOOLğLYDU(OHNWULğLQ\HULQHEDş NDKHUKDQJLELUşH\NXOODQDPD] VÜQÜ]%XQHGHQOHHOHNWULNDODQÜQ GDNLWHNHOOHşPHGLNH\HQWHJUDV\RQ GROD\ÜVÜ\ODÁRNĞQHPOL%LUGLğHUL JHQLşELUÁHşLWOLOLNJĞVWHUHQÖUHWLP WHNQRORMLVLQHVDKLSROPDVÜ6XGDQ VX\XQQHKLUWLSLRODQÜQGDQIDUNOÜ \DSÜODQPDODUÜQGDQ HOGH HGLOL\RU ROPDVÜ5Ö]JDUGDQHOGHHGLOPHVL 7HUPLNVDQWUDOODUYDU'RğDOJD] NĞPÖUHGD\DOÜÁHYULPVDQWUDOODUÜ *ÖQHşWHQMHRWHUPDOGHQQÖNOHHU GHQSHNÁRNDODQGDSHNÁRNND\ QDNWDQ ÖUHWLP VĞ] NRQXVX +HU ÖUHWLPLQ IDUNOÜ IDUNOÜ PDOL\HWOHUL VĞ]NRQXVXp

Ulusaler, sudan elektrik üretiminin ucuz olduğunu, kömürün biraz daha pahalı olduğunu, doğalgazın pahalı

olduğunu, nükleer santralın en pahalı olduğunu ifade erken, tüm bu farklı üretimlerden elde edilen elektrik enerjisinin sisteme giriş çıkışının da farklı olduğuna dikkat çekti. Hidrolik santralın sisteme hemen sokulabildi- ğini, ancak termik santralın hemen devreye alınamayacağını anlattı.

İOHWLP YH GDğÜWÜP şHEHNHVLQLQ GH \DOQÜ]FD HOHNWULğLQ WDşÜQPDVÜ YH GDğÜWÜOPDVÜ LÁLQ \DSÜOGÜğÜQD GLNNDW ÁHNHQ 8OXVDOHU o%DşND ELU DPDÁOD NXOODQÜOPD\DQ ELU \DSÜODQPDp GHGL (OHNWULNHQHUMLVLQLQELUGLğHUĞ]HOOLğL QLQPHUNH]LELUVLVWHPLşOHWPHFLVLQH LKWL\DÁ GX\X\RU ROPDVÜ RODUDN RUWD\D NR\DQ 8OXVDOHU ÖUHWLP LOH WÖNHWLP DUDVÜQGDNL GHQJHQLQ VDğODQDELOPH VLQLQĞQHPLQLYXUJXODGÜ

EMO Yönetim Kurulu Baükan× Kemal Ulusaler, Y×ld×z Teknik Üniversitesi·nde ´Enerji

Uygulamalar×nda Piyasalaüt×rma ve Sonuçlar×µ konulu bir konferans verdi. ´Enerji Politikalar× ve Sektörel Stratejilerµ baül×ù× alt×nda yap×lan 9. Kalite Günleri ve Kariyer Fuar× 2007 kapsam×nda verdiùi konferansta, serbestleüme ve özelleütirmenin dünyada ve Türkiye·de neden olduùu s×k×nt×lar× ortaya koyan Ulusaler, ´Piyasalaüt×rma ve özelleütirme mutlak deùildirµ vurgusunu

\DSW×

(OHNWULN HQHUMLVLQLQ WÖP EX \DSÜVDO Ğ]HOOLNOHULQGHQ GROD\Ü oGRğDO WHNHOp ROGXğXQD GLNNDW ÁHNHQ 8OXVDOHU GÖQ\DGD LOHWLPLQ Ğ]HOOHşWLULOPHVL QLQ VĞ] NRQXVX ROPDGÜğÜQÜ GDğÜWÜP Ğ]HOOHşWLUPHOHULQLQ \DSÜOÜS \DSÜO PDPDVÜ NRQXVXQGD GD WDUWÜşPDODU \DşDQGÜğÜQÜ EHOLUWWL o(OHNWULN EX JÖQ YH \DUÜQ NDPX KL]PHWL ROPDN ]RUXQGDGÜUpGL\HQ8OXVDOHULONVSRW HOHNWULN SL\DVDVÜQÜQ 3LQRFKHW GLN WDWĞUOÖğÖ GĞQHPLQGH \ÜOÜQGD ìLOLnGH NXUXOGXğXQX \ÜOÜQGD GD PXKDOHIHWLQ FÜOÜ]ODşWÜUÜOGÜğÜ o'H PLU /H\GLp RODUDN DQÜODQ 7KDWFKHU KÖNÖPHWL GĞQHPLQGH İQJLOWHUHnGH HOHNWULNVHNWĞUÖQGHSL\DVDODşWÜUPDYH Ğ]HOOHşWLUPHOHULQ KD\DWD JHÁLULOPH\H EDşODQGÜğÜQÜDQODWWÜ

%RUVDİÁLQ0LO\DU <7/.D\QDN1HUHGHQ %XOXQDFDN

İQJLOWHUHnGH\DSÜODQSL\DVDODşWÜUPDX\ JXODPDVÜQGDGDVRUXQODU\DşDQGÜğÜQÜ IDUNOÜ \ĞQWHPOHU GHQHQGLğLQL DQFDN \ÜOOÜN VÖUHFLQ WÖP ]RUODPDODUD UDğPHQNÖUHVHONDSLWDOL]PLQHOHNWULN VHNWĞUÖQGH SL\DVDODşWÜUPD\Ü EDşDUD PDGÜğÜQÜDNWDUDQ8OXVDOHUĞQFHEUÖW KDYX]VLVWHPLQLQX\JXODQGÜğÜQÜ \ÜOÜQGDVRUXQÁÜNÜQFDNDSDVLWHEHGHOL X\JXODPDVÜQDJLGLOGLğLQLDQFDNÖUHWL FLOHULQNDSDVLWH\LNÜVÜWOD\DUDNIL\DWODUÜ PDQLSOH HWWLğLQL DQODWWÜ İQJLOWHUHnGH \ÜOÜQGDQ VRQUD <HQL (OHNWULN 7LFDUHW 'Ö]HQL GHQLOHQ QHW KDYX] VLVWHPLQH JHÁLOGLğLQL ÖUHWLFLOHULQ WÖNHWLFLOHUOH VĞ]OHşPH \DSWÜNODUÜ YH SL\DVDGD ROXşDQ IL\DWODUGDQ EX VĞ] OHşPHOHUOH HWNLOHQPHOHULQL HQJHOOH PH\H ÁDOÜşÜOGÜğÜQÜ KDOHQ VRUXQODUÜQ VÖUGÖğÖQÖDNWDUGÜ.ÖÁÖNWÖNHWLFLOHU LÁLQIL\DWODUÜQ\Ö]GHnODUGÖ]H\LQGH DUWÜş JĞVWHULUNHQ EÖ\ÖN WÖNHWLFLOHU LÁLQ \Ö]GH nOHU GÖ]H\LQGH IL\DW ODUÜQ GÖşWÖğÖQÖ LIDGH HWWL İQJLOWH UHnQLQEXQXQLÁLQDOW\DSÜ\ÜROXşWXUDQ NDUPDşÜN ELOJLVD\DU VLVWHPLQH PLO\RQ SRXQG KDUFDGÜğÜQÜ ND\GHGHQ 8OXVDOHUşĞ\OHNRQXşWX çTürkiye'de şu anda EPDK daha yolun çok başında. Bunun altyapısının oluşturulması lazım.

%LULQFL NÜUÜOJDQ ELU HNRQRPLQL] YDU %Ö\ÖN ELU HNRQRPLQL] \RN %RUÁ LÁHULVLQGH IDL] ĞGHPHOHULQH EÖWÁHQLQ EÖ\ÖN EĞOÖPÖ JLGL\RU (OHNWURQLN WHNQRORMLN VLVWHP DOW \DSÜQÜ] WDP DQODPÜ\OD JHOLşPLş GHğLO 7HNQRORMLN RODUDN GÜşD ED ğÜPOÜVÜQÜ]%Ğ\OHELUSL\DVDODşPD WHFUÖEHQL] \RN İQJLOWHUHn\H JĞUH ÁRN GDKD JHQLş ELU FRğUDI\DQÜ] YDUHNVLSXDQÜELUDUD\DJHWLULQ PLO\RQSRXQGLOHÁDUSÜQ PLO\DU <7/nOLN KDUFDPD OD]ÜP 1HGHQ Ğ]HOOHşWLUPH\L JÖQGHPH JHWLUL\RUVXQX]"'HYOHWLQND\QDğÜ \RN GL\H 3HNL EX ND\QDğÜ NLP EXODFDN"p

Avrupa'da Piyasalaşma Sıkıntısı

Kemal Ulusaler, Avrupa'da bugün elektrik, gaz piyasasının 7 büyük kardeşler olarak anılan şirketlerin elinde olduğunu belirtirken, Avru- pa'da yaşanan tekelleşmeyle ilgili son gelişmeleri şöyle aktardı:

o7HNHOOHşPH HğLOLPOHUL QHGHQL\OH VRUXşWXUPDODU KDOHQ VÖUÖ\RU $%nGH RILVOHULQH EDVNÜQODU GÖ ]HQOHQGL %X WHNHOOHşPH HğLOLPL KHU ]DPDQ YDU VLVWHP LÁHULVLQGH .ÖÁÖN LşOHWPHOHU GHYUH\H JLUH PL\RUODU 'ÜşDUÜGD WXWXOX\RUODU 3L\DVDJLGHUHNWHNOHşWLULOL\RU.Ö ÁÖN WÖNHWLFLOHU KDWWD RUWD ĞOÁHNOL WÖNHWLFLOHU WHUFLK \DSDPÜ\RUODU )UDQVD İVSDQ\D $OPDQ\D JLEL ÖONHOHU $% GLUHNWLIOHULQH GLUHQÁ JĞVWHUL\RUODU 7HPPX] n\H NDGDU SL\DVDODşWÜUPDQÜQ $%nGH RWXUWXOPDVÜ LÁLQ NDUDU DOÜQPÜş WÜ )UDQVD HOHNWULN VHNWĞUÖQÖQ \Ö]GH nÖQÖ SL\DVDODşWÜUPÜş NDODQÜ NDPX HOLQGH İQDWOD EXQD GLUHQL\RU $\DN GLUL\RU SL\DVD ODşPD\Dp

EMO Yönetim Kurulu Başkanı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında var olan imtiyazlı şirketlerin sıcak parayı dışa- rıya aktarıp, yatırım yapmamayı tercih ettiklerini ifade ederken, Türkiye'nin enerji tarihini de şöyle özetledi:

onOÜ \ÜOODUGD Ğ]HOOLNOH İNLQ FL 'ÖQ\D 6DYDşÜ VRQUDVÜQGD

´Bugün yat×r×mlar× kim yapacak? Sorusu bulunuyor. Yüzde 8 büyümeyi esas al×rsan×z y×ll×k 3 bin 200 megavat yat×r×m yap×lmas× laz×m. Bugün y×ll×k yap×lan yat×r×m 400 megavat× geçmemekte. Türkiye bir iki y×l içerisinde arz güvenliùi s×k×nt×s× yaüayacak. Yani karanl×k günler söz konusuµ

Marshall yardımları, Truman doktrinleri Türkiye'ye de girdi: mDevletçilik dediğiniz şey iyi bir şey değil, gelin bunları değişti- rin.' CHP kurultayı devletçilikte yumuşatmaya gidildi. 1980'de Özal dönemi yeni dünya düzeni yoğrulması içine Türkiye de girmiş oluyor. TEK parçalanıyor. Yap- işlet-devret, işletme hakkı devri devreye sokuluyor. Bugünleri de etkileyen çok olumsuz sözleşme- lerin altına imza atılıyor. 2000'li yıllarda enerji piyasası yasası yasalaşıyor. EPDK kuruluyor. Bu kurullar belirli bir yapılan- manın önünü açan iş makinaları gibi çalışıyorlar. Hiçbir denetim, hiçbir hukuk söz konusu değil.p

Enerjide Maniplasyon Dönemi

Çınarcık hidroelektrik santraline yönelik olarak EPDK'nin verdiği lisans işleminin EMO'nun açtığı dava sonucunda yargının yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, ancak bu

kararın yok sayıldığını anlatan Ulusa- ler, 1 Temmuz'da Türkiye'nin batı illerini kapsayan uzun süreli elektrik kesintisinde yaşanan çmaniplasyonup aktardı. Bir başka maniplasyonun da Aralık 2006'da yoğun kar yağışının olduğu 1 haftalık dönem içerisinde yaşandığını belirten Ulusaler, bu dönemde Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi'nde havuza gönderilen fi- yatlar içinde en yüksek fiyatın değer bulduğunu aktardı. çÇünkü arz yokp diyen Ulusaler, rekabetin tılsımlı bir sözcük olarak ortaya atılmasına rağ- men altından tekelleşme olgusunun çıktığını vurgulayarak, çTekelleşme eğilimi burada çok yoğun. Sonuçta kar dürtüsü ile hareket ediliyorp dedi.

Karanlık Günler Söz Konusu

Türkiye'de arz güvenliğinin de önem- li bir başka sorun olarak gündemde olduğunu belirten Ulusaler, çBugün yatırımları kim yapacak? Sorusu bulunuyor. Yüzde 8 büyümeyi esas alırsanız yıllık 3 bin 200 megavat yatırım yapılması lazım. Bugün yıllık yapılan yatırım 400 megavatı geçme- mekte. Türkiye bir iki yıl içerisinde arz güvenliği sıkıntısı yaşayacak. Yani karanlık günler söz konusup diye ko- nuştu. Piyasalaştırılmış sistemin sa- kıncalarını da ortaya koyan Ulusaler, çPiyasalaştırılmış bir sistemde suyun tamamını kullanamazsınız. 3 lira yatı- rıp 33 lira kazanacağı yerine özel sek- tör talip olur. Kamunun elinde olursa 3 lira yatırıp 3 lira kazanacağı, belki hiç kazanmayacağı, ama değerlendi- rilmesi gereken yerlerin değerlendi- rilmesini sağlayacak bir yapı mümkün olabilir. Bu nedenle kamunun elinde olması gereklip görüşünü bildirdi. Rüzgar enerjisinden şu anda elekt- rik üretimi yapılamadığını, çünkü bunun altyapısı olmadığını kaydeden Ulusaler, özelleştirme süreciyle bir- likte istihdam ve yatırım yapılması konusunda da sıkıntı yaşandığının altını çizdi. Ulusaler, çPiyasalaştırma ve özelleştirme mutlak değildirp söz- leriyle konuşmasını tamamladı.