Elektrik Mühendisliği · Sayı 435 · Ocak 2009
TEK OYUNCULU ‘NÜKLEER YARIȘMA’
Nükleer enerji Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2009
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Çevre ve iklim, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- Akkuyu Nükleer Santrali
- TAEK
- TETAŞ
- Atomstroyexport
- Nükleer Karşıtı Platform
- VVER-1200
Özet
Akkuyu nükleer santrali ihalesine tek teklifin gelmesine rağmen sürecin devam ettirilmesi, TAEK'in hızlı onayı ve revize fiyat teklifi tartışmaları anlatılırken, Nükleer Karşıtı Platform'un protestoları ve hükümete yönelik soruları aktarılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
TEK OYUNCULU ‘NÜKLEER
YARIŞMA’
Hükümetin toplumsal tepkileri görmezden gelerek inat ettiği nükleer santral kurma yarışmasına, “nükleer rönesans” iddialarını yalanlarcasına oyuncu katılmadı. 13 firmanın şartname aldığı yarışmaya gönderilen 6 mektuptan 5 tanesi teşekkür ederken, 1 tanesi teklif verdi. Rus Atomstroyexport (ASE), Inter Rao ve Park Grubu’nun teklifi, yarışma özelliğini kaybeden yarışmada açılarak TAEK kriterleri açısından değerlendirilmek üzere TAEK’e gönderildi. TAEK, VVER 1200 tipi nükleer reaktöre onay vermesinin ardından tek katılımcılı yarışma devam ettirilerek, TETAŞ tarafından fiyat zarfı açıldı. Ancak mevzuatta ve ilanda böyle bir süreç öngörülmemesine rağmen revize fiyat zarfı olduğu ortaya çıkarken, aynı firmanın ikinci teklifi açıklanmadığı gibi kimin bu teklifi değerlendireceği de netlik kazanmadı. Nükleer santral ihalesini önce Yüksel
Caddesi’nde toplanıp, Enerji v Kaynaklar Bakanlığı önüne yürü protesto eden Nükleer Karşıt form (NKP), ihaleye tek teklif g sini memnuniyetle karşılarken sürecinin devam ettirilmesi ü protestolarını sürdürdü.
Nükleer ihale sürecinde ilk zar Eylül Çarşamba günü açıldı. Ay nükleer santral yapımına karşı te ni dile getirmek üzere Türkiye’nin yerlerinden gelen NKP üyeleri, Y Caddesi’nde buluştu. “Nükleer s istemiyoruz”, “Nükleer santrala “Nükleere inat yaşasın hayat”, “Doğanın maliyeti sıfır değildir, nükleer santrala hayır” yazılı pankart açarak Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde, 2 saat bekleyen NKP bileşenleri, Necatibey Caddesi, Gençlik Caddesi ve Akdeniz Caddesi üzerinden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na doğru, hazırladıkları “Nükleer santrala hayır”
hayır , Nükleere inat yaşasın hayat”, “Türkiye Çernobil olmayacak”, “Nükleere karşı omuz omuza”, “Susma haykır, nükleere hayır” sloganlarıyla nükleer santral ihalesini protesto ettiler. Bazı nükleer karşıtı eylemciler ise tepkilerini, giydikleri siyah renkli “Ölüm de var” yazılı tişörtler, gaz maskeleri
132 elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009
ve ellerinde taşıdıkları çanlarla dile getirdiler. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde saat 13.00’de toplanan nükleer santral karşıtları, alkışlar, ıslıklar ve sloganlar eşliğinde bir süre oturma eylemi yaptılar.
“AKP Yerli ve Yabancı Sermayeyi Nükleer Çılgınlığa Davet Ediyor”
NKP adına Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Ergenler, tarafından ortak basın açıklaması okundu. Nükleer santralların taşıdığı risklerin anlatıldığı, nükleer santral teknolojisinin pahalı ve dışa bağımlı olduğu, bu nedenlerle dünya genelinde nükleer santral yatırım programlarının durdurulduğu hatırlatılan açıklamada, “Türkiye’de uluslararası nükleer santral tekelleri yeni bir pazar arayışına çıkmışlardır. AKP iktidarı da, bu pazar arayışlarına çanak tutmakta, yerli ve yabancı sermayeyi nükleer çılgınlığa davet etmektedir” denildi.
Açıklamada, şöyle denildi:
“Henüz dünyanın hiçbir bölgesinde, nükleer atıkların saklanması ve imhası için, lisanslı nihai bir çözüm ve depolama alanı bulunmadığı bilinen bir gerçektir. Radyoaktif maddelerin yarı ömürlerinin binlerce yıl sürmesi ve bu süre zarfında insanlarda çeşitli kanser ve genetik bozukluklara yol açması, nükleer atıkların korunması ve saklanmasının neden bu kadar önemli olduğunu göstermektedir. Radyasyon nedeniyle ortaya çıkacak biyolojik hasar bedensel ve kalıtsal etkiler bırakmaktadır. Bu gerçek bile nükleer atıklar için hükümeti ikna etmeye yetmeliyken, ne yazık ki, AKP hükümetinin tercihi bilimden, yaşamdan, halktan değil siyasi ve ekonomik çıkar gruplarından yana olmaktadır. ‘Çevrecinin Daniskası’ Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin Enerji Bakanı Hilmi Güler, nükleer enerji ve nükleer santral konusunda, kamuoyunu yanıltmaya devam etmektedir.”
Yapılan ortak basın açıklamasının ardından Mersin, Sinop ve İstanbul’dan gelen nükleer karşıtları da söz alarak tepkilerini ve taleplerini dile getirdiler. Konuşmalardan sonra nükleer karşıtlarının gösterisi oturma eylemi ile devam etti.
TETAŞ’ta açılan tekliflerin 5’inden teşekkür mektubunun çıktığı ve ihaleye tek teklifin Rus Atomstroyexport ortaklığı tarafından verildiği bilgisinin gelmesi üzerine nükleer santral karşıtları büyük sevinç yaşadı. İhalede tek teklif gelmesine rağmen süreç devam ettirilerek, şirketin teklifi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) incelemesine gönderildi. TAEK tarafından 19 Aralık 2008 tarihinde onay verilmesinin ardından ihalenin 3. aşaması olan fiyat zarfı TETAŞ’ta 19 Ocak 2009 tarihinde açıldı. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, revize fiyat teklifi olduğunu, bunun da TETAŞ tarafından değerlendirilerek Enerji Bakanlığı aracılığıyla Bakanlar Kurulu’na sunulacağını söylemesi, mevzuatta böyle
bir revize teklif aşaması olmaması ve bu konuda herhangi bir yetkide bulunmaması nedeniyle hukuki karmaşayı artırdı. Enerji Bakanı, aynı gün akşam saatlerinde bu kez de revize fiyat teklifinin iade edildiğini açıkladı.
TETAŞ üzerinden 15 yıllık alım garantisi verilen ihaleye tek başına katılan şirket kilovat saat başına 20.79 sent olarak verdiği teklif oldukça yüksek bulundu. Fiyat teklifinin açıldığı gün Enerji Bakanlığı önünde toplanan NKP bir basın açıklaması yaparak ihalenin iptal edilmesini istedi.
NKP Sekreteryası Elektrik Mühendisleri Odası’nın Yönetim Kurulu Yazmanı Hüseyin Önder tarafından okunan basın açıklamasında, “İhaleye tek firma katılmış olmasına rağmen sürecin devam ettirilmesi, ne hukuka, ne devlet ihale geleneğine, ne hükümetin kendisinin çizdiği çerçeveye, ne Türkiye’nin ekonomik ve enerji alanındaki çıkarlarına uygundur” denildi.
NKP açıklamasında, AKP Hükümeti ve yetkililerin ihale sürecine ilişkin olarak da yanıt vermesi gereken sorular şöyle sıralandı:
elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009 133
“• VVER 1200 teknolojisi ile kurulması planlanan Bulgaristan’daki santral için AB Enerji Komisyonu 1 yıldır onay veremezken, bu konudaki yetkinliği ayrıca tartışma konusu olan TAEK 2.5 ay içinde nasıl onay verebilmektedir? Kaldı ki aynı bölgede santral kurmak üzere 1980’lerde çalışma başlatan Bulgaristan’da bu santrala ilişkin ihale süreci 2005 yılında başlatılmış ve 3 yıldır süreç devam etmekteyken; AKP Hükümeti’nin 1 yıldan kısa bir zamanda ihaleyi sonuçlandırma telaşı nasıl açıklanabilir?” • Rus-Türk ortaklığı karşısında ihaleye teklif veren neden başka bir grup yoktur? Tek teklif gelmesine rağmen ihale neden iptal edilmemektedir? • Lisanslama ve işletme için ilk gerekli olan güvenlik kriterleri konusundaki belirsizlik ve kuşkular devam etmektedir. TAEK’in değerlendirmesinde, Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın (IAEA), Avrupa Birliği Enerji Komisyonu’nun, Batı Avrupa Nükleer Enerji Denetleme Birliği’nin (WENRA) kriterleri dikkate alınmış mıdır? • Bulgaristan’daki Belene Nükleer Santralı ihalesini Rus Atomstroyexport şirketi kazandığı halde, Avrupa Enerji Komisyonu neden hala projeye nihai onayı vermemiştir? • Performansı henüz ispat edilmemiş ve 2006 yılına kadar da Batı ülkelerinde dizayn sertifikası dahi alamamış bir teknoloji nasıl kabul edilebilmektedir?
• ASE’nin fiyatı ucuz olduğu için diğer firmalar teklif vermemişlerse, bu durum ayrıca soru işaretleri yaratmaktadır. Bulgaristan’da Belene Nükleer Santral İhalesi’ni diğer şirketlerden çok daha ucuz fiyat vererek kazanan (diğer Rus Skoda şirketinden de 1 milyar Avro daha az) ASE şirketinin, Belene’de 1991 yılında iptal edilen VVER-1000 tipi reaktörün; ana kazanı, türbinleri, buharlaştırıcı ve diğer vanalar, pompalar, borular vs. gibi reaktör aksamlarını maliyetten düşerek alıp, hangi yeni projelerde kullanılacağını biliyor musunuz? • VVER reaktörlerinde reaktör korunun bulunduğu ana binanın iç duvarına kaplanması düşünülen çelik koruyucu duvarın bir kor erimesi (meltdown) kazası sırasında termo-kimyasal ve termo-mekanik reaksiyonlarını tespit edebilecek bir simülasyon veya deney şu ana kadar yapılmış mıdır? • Rus Gidropress Şirketi’nin son 10 yılda nükleer santral pazarına girebilmek için geliştirdiği VVER tipi rekatörlerinde, sadece reaktörün; ana kazan boyutları, yakıt çubukları konfigürasyonu, buhar üreticileri, gibi parametreleri kağıt üzerinde değiştirip (Thermal Engeeniring 2007. Vol.54 No.5) santral ömrü 40 yıl olan VVER-1000 tipindeki aynı malzeme ile birkaç yıl içinde üreteceği VVER-1200 tipinde 60 yıla çıkabileceğine inanıyor musunuz?
• Dünyada ilk defa, deniz sıcaklığının hava sıcaklığından daha yüksek olduğu bir bölge olan Akkuyu’da kurulacak 4 tane VVER-1200 santralın soğutma suyu olarak Akdeniz’den bir dakikada alacağı 10 milyon litre Akdeniz suyunun en az dörtte birinin soğutma sistemlerinde buharlaşarak her gün milyonlarca ton deniz suyunda çözülmüş nitrojen, sülfür gibi sera gazlarının/tuzlarının atmosfere karışacağı ve bölgedeki asit yağmurunu tetikleyerek bu bölgenin tarım sanayisini ve insanların sağlığını 10 yıl içinde nasıl etkileyeceğini biliyor musunuz? (Water data.usgs.gov/nwis/rt)
• Bu santralın 12 ay normal çalışmasını yürütebilmesi için nasıl bir soğutma sistemi kullanılacak ve her gün gerekli olan 15 milyar litre Akdeniz suyunun (Ankara’nın bir günde kullandığı su miktarı yaklaşık 1 milyar litre) denizden pompalarla çekilmesi sırasında milyonlarca balık ve trilyonlarca lavranın yok olacağını, ayrıca 30 derecenin üzerine kadar ısınan ve tuzluluk derecesi her çevrimde artan atık suyun, bölge denizinin kimyasını değiştirerek, Doğu Akdeniz Bölgesi’nde balıkçılık ve diğer deniz ürünleri sanayisinin nasıl etkileneceğini hesapladınız mı?
• Bulgaristan’da, İran’da, Uzakdoğu ülkelerinde ve Türkiye’de santral yapımı yüklenecek bu ASE şirketinin bu projeleri zamanında bitirecek teknolojik altyapı, malzeme kalitesi ve kalifiye elamanlarının yeterliliğini araştırdınız mı?” <
134 elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009